Serik Masör Bayan – Mutlu Son

Serik Masör Bayan

Serik Masör Bayan Bunu yaparken beni öyle bir rahatlatıp, yanlış bir şey olmadığına öyle bir inandırmıştı ki aksi takdirde yataktan fırlayıp, hemen yardım isteyebilirdim. Dokunuşları tüm damarlarımda dolaşan fakat gene de vücudumun merkezinde şiddetle odaklanan yeni bir ateş yakmıştı. Hayatımda ilk kere yabancı eller bana dokunuyor, sıkıyor, bastırıyordu. Canımın yandığını belirtinceye ve hemen hemen açılmamış geçidin darlığı onun daha derinlere inmesini engelleyinceye dek eylemlerini sürdürdü. Bu arada gövdemin kasılışı, gerinmelerim, iç çekişlerim, kesilen soluğum, hepsi o deneyimli ustanın bu girişimlerinden hastalık duymaktan çok zevk aldığımı anlamasına yetiyordu. “Ah, sen ne kadar büyüleyici bir yaratıksın! Seni kadın yapacak adam ne kadar şanslı. Keşke senin hatırına erkek olsaydım, ” benzer biçimde sözleri bu hareketlerini yumuşatıyordu. Bense karmakarışık olmuş, kendimden geçmiştim, yeni duygular benim için çok fazlaydı.

Alevlenen ve dehşete düşen halim beni yaşamın tüm acı gerçeklerinden yoksun eden bir fırtınaya savurmuştu. Aniden gözlerimden zevk yaşları boşandı ve her yanımı kavuran alevi azca da olsa söndürdü. Deneyimli ve aşk sanatı üzerine iyi eğitim almış olan Phoebe zevkin her biçimini, her aracını biliyordu. Görünüşe gore genç kızların hazırlık aşamasında uygulamalı olarak bulunmaktan müthiş bir keyif alıyordu. Erkeklerden nefret ettiği ya da lezbiyen olduğundan değildi fakat fırsatını yakaladığında arzuları alışılmış şekilde doyurmanın getirmiş olduğu tokluk ve kim bilir gizli saklı bir eğilimle cinsiyet farkı yapmaksızın bulabildiği her yerde zevkleri sonuna dek yaşamayı tercih ediyordu. Böylece dokunuşlarıyla beni hedefi için yeterince tahrik ettiğinden iyice emin olunca yatak örtülerini usulca aşağı çekti, geceliğim boynuma kadar sıyrılmıştı, çırılçıplak yatıyordum ve karşı koyacak gücüm kalmamıştı.

Serik Masör Bayan

Serik Masör Bayan Gittikçe kızaran yanaklarım bile erdemden çok arzuyu yansıtıyordu. Yanımızda yanıp duran mum ise (elbet kasıtlı bırakılmıştı) tüm gövdemi aydınlatıyordu. “Hayır!” dedi Phoebe. “Tüm bu hazineleri benden gizlemeyi aklına bile getirme tatlı kız. Gözlerim de ellerim kadar tadını çıkarmalı. Tomurcuklanan bu göğüsleri bakışlarımla yemeli‐ yim. İzin ver öpeyim onları. Bırak bir kere daha öpeyim. Ne kadar da sert, pürüzsüz ve beyazsın. Iyi mi da ince biçimlenmiş ve bu nefis yer. Ah, bırak da şu küçük, tatlı, körpe aralığı göreyim. Yoo, bu çok fazla, dayanamayacağım! Ben… Ben….” O anda elimi aldı ve kendinden geçmiş bir şekilde kolayca tahmin edebileceğiniz yere götürdü. Fakat aynı şeyin yapısında ne kadar da fark vardı! Sık, kıvrım kıvrım, çalı benzer biçimde yayılmış hali olgun ve tamamlanmış bir kadının emaresiydi. Elime kılavuzluk etmiş olduğu boşluk beni kolayca kabul etti ve parmaklarımı hisseder, hissetmez hareket ettirmeye başladı. Bu öyle hızlı bir sürtünmeydi ki elimi hemen çekiverdim.